27 Haziran 2009

7


ocak gibi soğuktu gülerken
ve günü dondururdu ocak
ve mevsim normallerinin üstünde sevişirdik
gözleri buz maviydi, kuşkusuz
bedeni katalitik çıplak.

şubat
hep doğururdu bir yenisini
ve ben hep eskine aşıktım, üzülürdüm
‘’olmadı!’’ derdi şubat. ‘’olmayacak!’’
ben üzülür
hisli bir giz’in şiirine bürünürdüm.

kedigöz bir asmakatta öyle yalnız
öyle fakir ve bakirdi ki mart
dünyadaki bütün okyanuslar kururdu
bir benim gözlerim ıslak.

bir nisan bir insandır
ayları kırmamak gerek, yıl küser sonra,
bak!
küstü bile.artık senin yaşın 20
benimki 19 olmayacak.

sonra mayıs elbet
ben hep sana gelirdim belki ama
hep beni dövdüler, affet!
gözlerim hep yaşardı, bomba da attılar
sana ağladım oysa ben hep!

faşizan bir haziran darbesiyle gittin
oysa birlikte alacaklardı bizi -aynı davadan-
ve birlikte direnecektik sarılarak
bilhassa dokunmadan.

herneyse

temmuz 31 çekiyor
dön artık...