21 Ağustos 2010

Mavi Gözlü Junkie'm Benim


Melodilerin katil, notaların kesici alet olduğunu bana neden söylemediniz? Etimi çizik çizik eden bu keman da neyin nesi? Ya bu klarnet, kulaklarımı kopartan?

Geceleri tanrıyla konuşurken yani dua ederken hep sesimi yükseltirdim. Bu yüzden ev sahibiyle 46. kavgamızda beni evden attı. Artık çöplere atılan boş şarap şişelerinin içinde yaşıyorum. Okşarsan dışarı kaçarım. Okşama, bırak! Buradan yalnızlığa sesleniyorum işaret fişeğiyle, nerde bu cinnet? Nerde bu jilet? Konuşamam. Konuşmak için ne zaman ağzımı açsam, içimden junkieler fışkırıyor İstanbul’un en orospu çocuğu sokaklarına. Ağzımdan junkie fışkırırsa, daktilo bozulur hep ya da mürekkep biter olmadı kalem tükenir. Bir arıza olur hep. Bende bileklerimi keser, kanımla yazarım ayetlerimi. Ağzımdan fışkıran junkielerden herhangi biri mavi gözlüyse, dünyanın düzeni değişir, kimyam değişir, metabolizmam atlarla yarışır, darağaçları olgun cesetlere gebe kalır, bilekler jiletlerden hamile... Gitme... Gitme oraya mavi gözlü junkie... Gitme... Ben zamanında gitmiştim senin yerine de. Karanlık tünelin sonunda iğneli mezar taşları var hep. Gazetelerin ekonomi sayfalarında bu sıralar en meşhur haber şu; ‘Jilet satış oranları aşık olan nüfusa doğru orantıda.” Jilet işine mi girsek baba? Aşktan kazanamadık bari jiletten vuralım parayı. İntihar evleri, Ölüm kampları açarız oradan kazandığımızla! Üzgünüm, Robert De Nero’ya oynatacak kadar değerli bir hayatım olmadı, hüzünlü şarkıları New York’lar da aramaya da gerek yok.

Kurtçuklar! Siktir olup gidin çıplak tenimden, yeter kemirdiğiniz ve iffetli bir cesetim ben. Anama göstermemişim götümü, siz mi yiyeceksiniz ulan? Birkaç gram daha Âdem baba, yalvarırım birkaç line kokain daha. Söz veriyorum söylemem Havva anama.

Yalnızlık çok garip bir olgu ya da bir his. Her ne boksa. Efendi, uslu şarap şişemde oturuyordum oysa. Nereden çıktı, nereden geldi bilmiyorum. Birgün yüzümü kesiyordum kırık aynanın karşısında, bir baktım ki arkamdan dikizliyor beni, çırılçıplak tenimi. Dedim “Ne bakıyorsun ulan.” Tam bıçağımı çıkartıp üzerine atlıyordum ki alnımı delip geçti bir melodik keman. Öldüm.


Biz tükeniriz. Sezen Aksu şarkı yapmaz bize. Biz tükeniriz. Şarkılarla değil ama uyuşturucuyla. Haberin ola...

//Abbhud Ozbay.